Facebook

Bu hafta Facebook hesabımı kapattım. Çünkü beni mutsuz ediyordu. Sosyal medya etkili bir bilgi akışı sağlamakla birlikte son zamanlarda evrenin karşıma çıkarmış olduğu yüzleşmeler ile birlikte açıkçası biraz moralim düşük. Minimal yaşam tarzı bizi Mutlu olan şeylere odaklanmamızı söylemekte ve gereksiz şeyleri çıkarmamız gerektiği konusunda ışık veriyor. 

Minimalizmin bir yolculuk olduğunu yineliyorum fırsat buldukça. Bazen acaba bu yolculuk bana göre değil mi diyorum. Bazen de kendime göre ayarlamaya çalışıyorum. Örneğin evden sürekli eşya atabilmiş bir insan da olsam kıyamadığım hatıralı eşyalar duruyor. Çünkü Marie Kondo için onlar anlamsızken bana anlam katabiliyor.

Keza Facebook da öyle. Bazı kişilerle iletişime geçebilmemi sağlasa da bazen rekabet duygusu ya da başkalarının hayatına olan merakımızdan dolayı mutsuzluk yaratabiliyor. O nedenle hayatımdan Facebook’u çıkardım. Zaten 1200 insan ile iletişimde olmam da mümkün değildi. Ancak şöyle bir şey var. Günlük hayatımda iletişimde olduğum `arkadaş` sayısı ne? Bunun iki elin parmağından az olması bir sorun mu? İşte bu da yolculuğun kişisel boyutu.Etkileşimde olduğumuz insanları azaltıp sevdiklerimizi içeride tutarak sosyal çevrede minimalizm kişiyi mutlu eder mi?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s