Şekersiz Tatlı Hayat

Minimalist bir yaşam tarzının bir yolculuk olduğundan her seferinde bahsediyorum. Ancak bu bir yolculuk da olsa yolun bir yere varması hem dinlenme hem de düşünme fırsatı verecektir.

Şimdiye kadar minimalist yaşam tarzında öğrendiğim şeylerin başında, esas olan az eşya ya da az insan değil, bizim için değerli olan şeyler olduğunun farkına vardım. Öte yandan bu sayede daha fazla spor yapıp hiç denemediğim deneyimlere erişimim oldu. Finansal anlamda hem şirket kurma süreci hem de işten çıkmamdan ötürü biraz zorluk yaşasam da paranın mutluluk getirmediği, aslında en kıymetli şeylerin fiyatının olmadığını öğrendim.

Öte yandan hiçbir şey ücretsiz de değil. Yaptığımız seçimlerin bize bir maliyeti var, ve bu maliyet illa ki finansal anlamda değil.

Evdeki eşyaları hafifletmeyi ve benzer bir dijital sadeliği denedim ve ilerleme kaydettim. Ayrıca hayatımdaki negatif kişilerden ve negatif düşüncelerden kurtulmayı başardım.

Yine de kendime göre en fazla başarıyı gördüğüm alan hiç kuşkusuz diyetimde oldu. <diyet yazısı> Aslında diyet demeyi pek tercih etmiyorum çünkü benim için bir yaşam tarzı oldu ve kendimi kısıtladığımı düşünmüyorum. Ağırlık kaldırma egzersizleri yapan birisi olarak, protein alımıma dikkat edip, yağ alımımı makul oranda tutuyorum ve düşük glisemik endeksli karbonhidratlardan uzak duruyorum. Haliyle hamurişi gibi çok sevdiğim yemek türleri artık beni cezbetmiyor. Ayrıca, şekeri de hayatımdan çıkardım. Eskiden çayı kahveyi şekerli içen birisi olarak adım adım şekerin oranını azalttım ve kendimi daha dinç ve enerjik hissediyorum.

Şeker konusunda başarılı olmamı sağlayan en temel etken, şekerin zararlı olduğuna inanmam ve bu konuda gerçekten tutkulu olmam. Başta aileme ve yakın çevreme olmak üzere şekerin aslında bedenimiz için gereksiz olduğunu hem çeşitli bilimsel makalelerle hem de videolarla göstermeye çalışıyorum. Bir kalori her ne kadar sayısal olarak bir kalori de olsa ve fast-food diyetleri ile düşük kalorili beslenen insanlar zayıflayıp, kolesterol seviyelerinde iyileşme görürken uzun vadede bu tarz ekstrem diyetlerin işe yaramayacağı çokça tartışılan konulardan. Varsa fırsatınız, That Sugar Film adlı belgeseli izlemenizi tavsiye ederim.

Şekeri hayatımdan çıkardıktan sonra spor ve sağlıklı beslenme gibi alışkanlıklar elde ettim. Bu da anti-alışkanlıklar dediğim davranışla kötü alışkanlıkları yenebildiğimizi gösteriyor. Yani, inandığımız ve zevk aldığımız bir süreci bir alışkanlığa dönüştürerek hayatımızda olumlu değişiklikler yapabiliyoruz.

Bu süreçte kendimde gördüğüm başlıca değişiklikler:
-Daha enerjik,
-Derin uyku,
-Gün içerisinde uykunun gelmeyişi,
-Kahvaltı alışkanlığı,
-Düzenli spor (direkt bir etkisi olmamış olabilir ama diyet ile spor başbaşa gidiyor)

Şeker gibi aslında çoğumuzun bağımlı olduğu bir eşyayı hayatımızdan çıkarmamız oldukça zor gibi duruyor. Ve de hak veriyorum, bir uyuşturucu kadar bağımlılık yaratan ve vücutta mutluluk hormonu salgılatan bir kimyasalla baş edebilmek oldukça zor olsa gerek, ancak sade yaşam felsefesinde edindiğim yaklaşımlarla bu zor alışkanlığı bırakabildim ve şimdilik en büyük başarı hikayem olarak sizlerle paylaşıyorum. Sırada, akıllı telefon, kafein ve daha önceden de bahsettiğim ve görece ilerlememin olduğu NOFAP süreci var.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s